Piano Education for Residual Hearing Loss People
Öz
Rezidüel İşitme Engelliler İçin Piyano Eğitimi
2000'li yıllarda teknolojinin de gelişmesiyle birlikte tıp alanında, özellikle engelli bireylerin eğitimi ve sosyalleşmesi üzerine pek çok yenilikler ortaya koyulmuştur. Örneğin, yapay zeka denilen ve bir nevi nöro-sensör özelliğini kas hareketi pratiğine dönüştüren cihazlar, yürüme engeli olan bireylere protez aparatlarla yürüme, hatta olimpik müsabakalara bile katılma imkanı sağlamıştır. Buna dayanarak rezidüel(kalan) işitme engelliler arasında sensörinöral ve orta-ileri düzeyde işitme kaybına sahip olup, müzik eğitimi almak isteyen bireyler için sağlanan imkânlara bakıldığında, özellikle ülkemizde bu eğitim uygulamalarının yetersiz kaldığı gözlenmektedir. Dünyadaki örneklerine bakıldığında da aynı şekilde uygulamaların daha çok müzik ve ritim terapisi şeklinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Buradan yola çıkarak, işitme engelliler için Türkiye’de yapılabilecek müzik eğitim uygulamalarının geliştirilmesi ve bu sayede işitme engellilerin bu alanda katılımları arttırılabilir.Müziğin matematiğe ve sayı sistemine dayanan yapısı, onu duysal bir sanat olmasının dışında, görsel bir sanat olarak da algılanmasını sağlamaktadır. Bilindiği üzere Ludwig Van Beethoven da işitme kaybına maruz kalmıştır ama pek çok esere imza atmıştır. Bu durum, duyuşun müzik için vazgeçilmez bir şart olmadığını göstermektedir. Örneğin, elektronik olarak tasarlanmış ve ritmin (vuruş-tempo) yatay olarak takip edilebildiği; rakamsal olarak düzenlenmiş notasyonun (melodi-armoni) ise yatay/düşey olarak takip edilebildiği basit bir cihazla bile işitme engellilerin enstrüman çalmaları sağlanabilir.
Anahtar Kelimeler İşitme engelliler, rezidüel, piyano
Abstract
With the development of technology in the 2000s, many innovations have been revealed in the field of medicine, especially on the education and socialization of disabled people. For example, devices called artificial intelligence, which convert a neuro-sensor feature into a muscle movement practice, allow walking disabled individuals to walk with prosthetic devices or even participate in olympic games. Based on this, it is observed that there are sensorineural and moderate-to-severe hearing loss among residual (hearing) hearing impairments and it is observed that these education practices are inadequate especially in our country, considering the possibilities provided for individuals who want to receive music education. When we look at the examples in the world, it is understood that the applications are performed more in the form of music and rhythm therapy. From here, the development of music education practices that can be done in Turkey for the hearing impaired can be improved and the participation of hearing impaired people in this area can be increased. The structure of music based on mathematics and number system ensures that it is perceived as a visual art besides being a sensuous art. Ludwig van Beethoven is also known to have suffered hearing loss, but he has done many things. This shows that hearing is not an indispensable condition for music. For example, it is electronically designed and rhythm (beat-tempo) can be monitored horizontally; Digitally arranged notation (melody-harmony) can be provided to steal the instrument of the hearing impaired even in a simple case where it can be followed horizontally / vertically.
Keywords Hearing impairment, residual, piano