Ana yönlendirme menüsünü atla Ana içeriği atla Site alt kısmını atla

Eski Türk İnanış ve Mitolojilerine Göre “Ses”in Türkler Üzerindeki Etki ve Yansıması

Cilt 10 Sayı 68 kapak

Öz

İnsanoğlu, ilk doğduğu andan itibaren hayata, kendi sesiyle başlar. Doğum anından sonra ailesi tarafından büyük bir sevinçle karşılanır. Annesinin sesini tanır ve büyüdükçe çevresini gözlemlemeye başlar. Sesini keşfettikçe, dili gelişir ve etrafındakilerle iletişim kurmaya başlar. Bundan sonraki hayatının her anında sesin büyüsü ve tınısı yer alır. Seslerin tarih boyunca, kimi zaman, bir ritüel esnasında kamın davuluyla, kimi zaman savaşlarda atılan naralarla, zafer çığlıklarıyla, kimi zaman sagularda ağıtlarla, kimi zaman da kopuz eşliğinde destanlarda sevinç, hüzün, zafer ve ölüm şeklinde farklı işlevleri vardır. Tabiatla içiçe konargöçer bir hayat yaşayan Türkler, müziğin ve sesin ruha iyi ya da kötü geldiğini keşfetmiş ve bu doğrultuda özellikle erken ÖnTürk döneminden itibaren bu tınılardan faydalanmışlardır. Böylece, Altay dağlarından yükselen ilk seslerden itibaren koruyucu ve yardımcı ruhlara kamlar vasıtasıyla gönderilen bu tınılar, kendi içlerinde Türkler arasında makbul ya da makbul olmayan şeklinde değerlendirilmiş; özellikle fırtına, şimşek, gök gürültüsü gibi tabiat olayları bir korku unsuru olarak ortaya çıkarken; savaşta karşı tarafı korkutma amacıyla atılan naralar makbul sesler olarak görülmüştür. Konargöçer Türk topluluklarında, baharın gelişinin müjdelenmesinde, gündelik ekim dikim işleri esnasında, mental hastalıkların iyileştirilmesinde, ritmik bir ezgi yoluyla çalışma süreçlerini kolaylaştırıp işbirliğin sağlanmasında ya da festivallerdeki birlik ve beraberliğin sağlanmasında sesin ve müziğin gücünden faydalanılmıştır. Türklerin dini törenlerinde, eğlencelerinde, doğum ve ad verme toplantılarında, daima müzik önemli olmuş; ruhun şifası ve gıdası olarak görülmüştür. Kopuz çalan ozanlar, âşıklar Türk Halk Müziğinin temellerini atarken, tuğ takımları ile askeri müzik şekillenmeye başlamış, dini müzik de Kam’larla devam etmiştir. Bu çalışmada, Türk Mitolojilerinde ve eski Türk inanışlarında ses ve sesin kaynağı, bundan doğan inanış ve davranışlar ele alınmak suretiyle, bunların Türkler üzerindeki etki ve yansımaları hususu değerlendirilmeye çalışılacaktır.

Anahtar Kelimeler Müzik, ses, Türk mitolojisi, tuğ, davul

Abstract

The Effect and Reflection of “Sound” on Turks According to Old Turkish Beliefs and Mythologies

Human beings start life with their own voice from the moment they are born. After his birth, he is greeted with great joy by his family. He recognizes his mother's voice and begins to observe his surroundings as he grows up. Communication is provided by language. There is magic and timbre of sound in every moment of your life. Throughout history, sounds have different functions such as joy, sadness, victory and death in epics, sometimes with a drum during a ritual, sometimes with shouts in wars, with cries of victory, sometimes with laments in sagu and sometimes with kopuz. The Turks, who lived a nomadic life intertwined with nature, discovered that music and sound were good or bad for the soul, and in this direction, they benefited from these tones, especially from the early Pre-Turk period. Thus, these tones, which were sent to the protective and auxiliary spirits by means of kams from the first sounds rising from the Altai mountains, were evaluated as acceptable or undesirable among the Turks in themselves. In particular, natural events such as storm, lightning, and thunder emerged as an element of fear, while shouts made to frighten the other side in war were seen as acceptable sounds. It has been evaluated that nomadic communities sing tunes that herald the arrival of spring, during daily planting and planting, in the treatment of mental illnesses, facilitate their working processes through a rhythmic melody, facilitate cooperation or cheer up their festivals. Music has always been important in the religious ceremonies, entertainments, birth and naming ceremonies of the Turks. Music has been the healing and food of the soul. While bards playing kopuz and lovers laid the foundations of Turkish Folk Music, military music began to take shape with tug sets, and religious music continued with Kams. In this study, it will be tried to evaluate which sounds have an effect on the formation and shaping of cultures in Turkish Mythologies and old Turkish beliefs.

Keywords Music, sound, Turkish mythology, tug, drum

PDF