Göçün Öteki Yüzü: Türkiye Çağdaş Sanatında Göç Olgusu
Öz
Göç, toplumsal bir konu olması yönüyle, içerdiği düşünsel ve eylemsel pratikleriyle sanatı doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen sosyal bir olaydır. Göç etme eylemi istemli ya da istemsiz, yaşanılan yerden ayrılma durumunu ifade ettiği için travmatik bir anlama sahiptir. Bireylerin göç etmeye karar vermesinin altında genellikle ekonomik, sosyal ve siyasal etkenler yatmaktadır. Gerek yabancı ülkelerden yurda doğru olan gerekse ülke içinde yaşanan göç hareketleri; ekonomik, politik, kültürel ve demografik yapıyı derinden etkileyen çok yönlü sonuçlar doğurmuştur. Göçün sonuçları arasında; göçmenin yeni olan mekana, kültüre, topluma entegre olma çabasıyla kendine ait unsurları yeni yerdeki değerlerle birleştirmesi ve böylece melez bir kültür ortaya çıkarması gösterilebilir. Göç sonucunda yaşanan değişimin çok boyutlu sonuçları birçok sanatçının sanat alanına taşıdığı konuların oluşmasına zemin hazırlamıştır. Türkiye yakın tarihine bakıldığında göç olgusunun toplumsal değişim üzerinde oldukça önemli etkilerinin bulunduğu görülmektedir. Özellikle 1970 sonrası Türkiye’deki sanat yaratımlarında göç etme eyleminin bireysel ve toplumsal sonuçlarının çeşitli medyumlarla sanata dahil olduğu görülmektedir. Çağdaş sanat anlayışının yaratımına imkan tanıdığı disiplinlerarası anlatım yolları göç olgusunun tüm yönleriyle ele alınmasını da sağlamıştır. Bu bağlamda Türkiye çağdaş sanatında göç olgusuyla bağlantılı olan aidiyet, mekan, kimlik, bellek, ötekileşme, yabancılaşma, karşıt kültür, arabesk kültür gibi kavramların sanatçılar tarafından sıklıkla ele alındığı ve sanat pratiklerine dahil edildiği görülmektedir. Özellikle bazı sanatçılar göçle ilgili konuları kişisel tarihleri üzerinden kurgulamış ve disiplinler arası bir yaklaşımla irdelemişlerdir. Bu araştırma, yaratımlarını deneyimledikleri göç yaşantıları ekseninde şekillendiren sanatçılardan Seçkin Aydın, Gülsün Karamustafa, Ferhat Özgür ve eserlerini incelemeyi amaçlamıştır. Araştırmada göç olgusunun sanatçılar tarafından nasıl yorumlandığı, göç sürecinde yaşanılan deneyimlerin eserlere nasıl taşındığı ve göç olgusunun sanat yapıtlarına hangi kavramlar üzerinden yansıdığı irdelenmiştir.
Anahtar Kelimeler Çağdaş sanat, göç, Türkiye, Gülsün Karamustafa, Seçkin Aydın, Ferhat Özgür
Abstract
The Other Side of Immigration's: Immigration Case of Contemporary Art in Turkey
Migration is a social event that affects art directly and indirectly with its intellectual and operational practices in terms of being a social issue. The act of immigration has a traumatic meaning, either voluntarily or involuntarily, as it expresses the state of leaving. Generally, economic, social and political factors affect people's decision to migrate. Immigration movements both from the foreign countries to the country and in the country; It has multifaceted results that deeply affect the economic, political, cultural and demographic structure. The results of the migration can be shown by the immigrant's effort to integrate into the new space, culture and society, combining its own elements with the values in the new place, thereby creating a hybrid culture. The multidimensional results of the change that occurred as a result of migration formed the subjects that many artists brought to the field of art. When we look at the recent history of Turkey, the phenomenon of migration is observed that social change quite deeply. Especially in Turkey in 1970 after the creation of art, it is seen that the personal and social consequences of immigration to be included in the action with a variety of art mediums. The phenomenon of immigration has been handled in all its aspects thanks to the interdisciplinary ways of expression, which allows contemporary art to be formed. In this context, artists frequently dealt with the concepts of immigration (belonging, space, identity, memory, othering, alienation, opposing culture, arabesque culture) and included these concepts in art practices at Turkey contemporary art. Some artists, in particular, have set up migration-related issues based on their personal history and examined them with an interdisciplinary approach. This research aimed to analyze the artists Seçkin Aydın, Gülsün Karamustafa, Ferhat Özgür and their works, which shaped their creations in the axis of migration experiences. In the study, how the phenomenon of migration is interpreted by the artists, how the experiences experienced during the migration process are transferred to the works and what concepts the migration phenomenon reflects on the artworks are examined.
Keywords contemporary art, immigration, Turkey, Gülsün Karamustafa, Seçkin Aydın, Ferhat Özgür