Sürdürülebilir Sosyal Sorumluluk Projesi Olarak Dezavantajlı Grupların Entegre Yaşam Alanlarının Planlanması
Öz
Sosyal Sorumluluk projeleri ve araştırmaları dezavantajlı bireylerin–canlıların ihtiyaçlarını karşılamak, yeni yaşam olanakları oluşturmak, toplum refahını sağlamak için gerekmektedir. Dezavantajlı gruplar; kendi kendine yeterli olamayan veya sınırlı olabilen, kendi sorunlarını tek başlarına çözemeyen, günlük yaşam pratiklerini sürdürme noktasında dışarıdan desteğe ihtiyaç duyan bireylerden oluşmaktadır. Bu birey ya da grupların kendine içkin özellikleri ifade eden bu tanıma ek olarak; göz ardı edilmemesi gereken diğer nokta, dezavantajlılığın, dışsal faktörler tarafından belirlenen yaşam koşulları olarak da karşımıza çıkabileceğidir. Çalışma bu haliyle, dezavantajlılığın iki boyutunu da göz önünde bulundurup sosyal dışlanma kavramıyla ele alarak, ortak deneyim alanları oluşturulmasını hedeflemektedir. 21. yüzyılda önemi giderek artan sosyal sorumluluk kavramı bireylere ve kurumlara önemli yükümlülükler getirmektedir. Çalışmada dezavantajlı bireyler veya gruplar için bütünleşmiş yaşam alanları oluşturulmasına katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Belirlenen hipotez dâhilinde çalışma; yaşlılara, çocuklara ve hayvanlara yönelik kurulacak merkezlerin kendine özgü tüm ihtiyaçları karşılayacak şekilde hazırlanmasıyla birlikte, aynı zamanda ortak yaşam alanlarında kurgusuz karşılaşmalara - tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi imkân sağlayacak ve kurulması ihtimal ilişkilerin sürmesini destekleyecek yapıların eklenmesine ya da dönüşmesine olanak sağlayacaktır. Araştırmada toplanan veri seti, uygun araçlarıyla analiz edildikten sonra elde edilen bulgular dezavantajlı grupların toplum motivasyonunda yabancılaşma problemi yaşadıklarını belirlemiştir. Literatür tarandıktan sonra tespit edilen problemler; gözlem ve yüz yüze görüşme yapılarak belirlenen problemlere çözüm önerileri geliştirilmiştir. Bu doğrultuda sosyal sorumluluk projesi olarak belirlenen grup dahilinde entegre yaşam alanı projesinin alt yapısının oluşturulması öngörülmüştür. Kapsama dâhil edilen “dezavantajlı bireyler” tanımının genişletilmesiyle proje ilerleyen aşamalarda inovatif bir başka projeye dönüştürülebilir.
Anahtar Kelimeler sosyal sorumluluk projesi, dezavantajlı bireyler, yaşam alanı projesi, entegre yaşam alanları yaratmak
Abstract
Planning Integrated Living Spaces for Disadvantaged Groups as a Sustainable Social Responsibility Project
Social responsibility projects and researches are necessary to meet the needs of disadvantaged individuals-living beings and to create new living opportunities as well as to ensure public welfare. Disadvantaged groups are composed of individuals incapable of sustaining themselves or have limited abilities, cannot solve their own problems, and in constant need for outside help to maintain their daily routines. In addition to this definition emphasizing innate qualifications of these individuals or groups, another important point to note is that disadvantageousness can also present itself as living conditions defined by extrinsic factors. In this context, the study aims to create common experience areas by tackling the issue of social exclusion considering the dual dimensions of disadvantageousness. As a rising concept in the 21st century, social responsibility imposes certain obligations to individuals and institutions. The study aims to create integrated living spaces for disadvantaged individuals or groups. Within the defined hypothesis, the study proposes creating self-sufficient centers for elderly, children and animals, where common living spaces allow unconstructed encounters just like real world that would also permit the addition of supplementary structures, which will reinforce the continuation of these possible relations or transform them. The data set compiled in the research was analyzed with appropriate tools and the findings indicated that disadvantaged groups were experiencing an alienation problem in social motivation. For the problems identified after a through survey of the literature as well as issues discovered during observations and in-person meetings, solution suggestions were drafted. In line with this, creating an infrastructure for an integrated living space for the group identified as part of the social responsibility project is planned. By expanding the definition of “disadvantaged individuals” incorporated into the scope, this project can be transformed into an innovative project in the future.
Keywords social responsibility project, disadvantaged individuals, living space project, creating integrated living spaces